yuvaya dön | anadolu | mektuplar | karalama defteri
2005 karalamaları | 2006 karalamaları | 2007 karalamaları | 2008 karalamaları
8 Şubat 2010 01:29 |
![]() |
|
because something's happening here |
|
|
21 Ocak 2010 07:48 |
![]() |
|
dün gece güzel bir rüyadaydım yine, |
16 Aralik 2009 21:16 |
![]() |
|
küçüğüm, daha çok küçüğüm |
5 Aralik 2009 11:56 |
![]() |
|
if all the statues in the world |
5 Aralik 2009 02:12 |
|
'hayat her gün yeniden başlar'... |
![]() ![]() |
3 Aralik 2009 00:04 |
|
visio'da flowchart çizmekten kaçma yöntemleri: |
2 Aralik 2009 22:39 |
|
2009'da nerelerdeydim..
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
2 Aralik 2009 22:34 |
![]() |
|
2009 |
2 Aralik 2009 22:23 |
![]() |
|
2009 |
2 Aralik 2009 22:21 |
![]() |
|
2009 |
2 Aralik 2009 22:19 |
![]() |
|
2009 |
2 Aralik 2009 22:02 |
![]() |
|
2005, Assos |
2 Aralik 2009 21:45 |
![]() |
|
okumayı söküp hikayelerine sığındığım yazar... |
2 Aralık 2009 16:13 |
|
exchanged a walk on part in a war for a lead role in a cage |
29 Temmuz 2009 21:26 |
|
"if you, if you could return |
25 Ekim 2008 23:11 |
|
"yitirmeli ne varsa |
12 Ekim 2008 22:38 |
|
sanal boşlukta vakit öldürürken, ismin gözüme takıldı. çok meşhur gazetenin çok meşhur yazarı, senden bahsediyordu.
lisedeyken yaptığın bir şakanın bugün nasıl gerçek olduğunu, kendisini okuyanların bayılacağı bir ironiyle anlatmış. |
10 Ekim 2008 23:49 |
|
Aylardır bir feribotun üzerinde, aklımı bıraktığım yere sabahları yakınlaşıp, akşamları oradan yine uzaklaşıyorum. Yağmur
dindiğinde, yürüdüğün yolların çamurunda ayak izlerin çıkacak.
Yağmur dindiğinde deniz yine coşacak, yine poyraz esecek, yine senden hikayeler gelecek bana. |
15 Eylül 2008 00:01 |
|
şimdilerde ben, yalan olduğunu bildiklerime boyun eğerek, payıma düşen ortalama heyecanları kabullenerek yaşıyorum. aklımda bundan
çok sene öncesi. "biz" diye mi güzeldi
her şey, yoksa küçüklükten miydi aşka ve birbirimize inancımız? |
20 Temmuz 2008 11:18 |
|
"yes, i loved you dearly" |
2 Temmuz 2008 13:19 |
|
geri dönmeye karar verdim.
|
20 Mayıs 2008 02:57 |
|
... and they got me to trade my heroes for ghosts |
3 Nisan 2008 00:38 |
|
Mecalsizlikten yazamadığım bir çok şeyle birlikte bu günlerde hissettiklerim bana bundan on sene öncesini ve bu fotoğrafı anımsatıyor. |
Eylül 1998, Mudanya
and i know how it should be |
|
Farklılıkların imkansızlaştırdığı aşkı 'I'm ninty three, you're sixteen', diyerek tarif eden bu şarkıyı walkmanin
pili bitmesin diye kasedi tombo kalemle başa sararak, saatlerce dinlediğim günlerde henüz on altı yaşında bile değildim. |
14 Şubat 2008 13:52 |
|
Çok uzun zamandır kendimi bu kadar kötü hissetmemiştim. Birkaç gün önce, insanın aslında
yapayalnız olduğunu anlamıştım. Bugün de, aslında yanında bütün kötü yönleriyle kendisinin olduğunu anlıyorum.
Keşke kendimi güzel şeylerin olduğu bir yerde
bırakıp, yaşama bir başıma devam edebilsem. Keşke kendime duyduğum nefret de, nereye gitsem
peşimden gelmese.
|
18 Ocak 2008 00:00 |
![]() |
|
"ararsan üçüncü gezegendeyim" |
13 Ocak 2008 23:36 |
|
büyük bütçeli küçük adamların küçük oyunları. |
23 Aralık 2007 01:42 |
![]() ![]() ![]() |
21 Aralık 2007 22:16 |
![]() |
10 Aralık 2007 12:46 |
![]() |
|
"but i feel i'm growing older |
6 Aralık 2007 22:36 |
![]() |
|
"and you want to know where the wind comes from?" |
26 Kasım 2007 22:07 |
![]() |
20 Kasım 2007 22:49 |
|
Luke: I'm looking for someone. |
20 Kasım 2007 22:06 |
![]() |
20 Kasım 2007 01:52 |
![]() ![]() ![]() |
|
- So, what's the problem, Samuel? Is it just Mum, or is it something else, huh? ![]() ![]()
- So, let's go. We can definitely crack this. |
20 Kasım 2007 00:34 |
|
when you're talkin' to yourself |
11 Kasım 2007 21:51 |
![]() |
6 Ekim 2007 16:57 |
![]() ![]() |
|
sonra bir savaş oldu |
1 Kasım 2007 11:06 |
![]() |
|
"ne kaderden vazgeçtim, ne de yaşamdan" |
23 Ekim 2007 23:32 |
![]() |
|
now i've got that feeling once again |
14 Ekim 2007 19:44 |
|
Yağmurda Mudanya balıkçısı... |
![]() ![]() ![]() |
2 Ekim 2007 22:18 |
|
beyond the horizon of the place we lived when we were young |
19 Eylül 2007 21:08 |
![]() |
|
müzik kutumda çalan ilk şarkı... |
17 Eylül 2007 23:02 |
|
Bazen tesadüfen küçük olaylar oluyor ve o zaman, aslında nasıl bir insan olduğumu hatırlıyorum. İşe başlamadan,
kalabalığa karışıp herkese benzemeye başlamadan önce ben, geceleri hep ayakta kalır, gün ağarana dek yazardım.
Yazmaktan yorulduğumda okur, makul saatlerde de bağıra çağıra şarkı söylerdim. 'task draftlarının konsolide edildiği'
Excel'lerden bihaber, kimsenin kimsenin calenderına bakıp hiçbir şey için invitation göndermediği, kaliteyi korurken adam-günlerde de efektif olmak için alert olmadığımız, completion yüzdeleri değişti mi değişmedi mi diye bir sorunun sorulmadığı,
kimsenin işin bilmem ne bacağına fokus olmadığı ve tüm bu cümlelerin sonuna konmuş plastikten lütfenlerin olmadığı
bir zamanda, düzgün ve dopdolu dünyamda yaşıyordum ben.
|
17 Eylül 2007 21:26 |
![]() |
|
|
5 Eylül 2007 20:57 |
![]() |
|
Şubat 2002, Mudanya
|
30 Ağustos 2007 12:41 |
![]() |
29 Ağustos 2007 23:46 |
![]() |
|
"Sanat görüneni vermez, görünür kılar." Paul Klee |
26 Ağustos 2007 23:32 |
![]() |
|
işte güneş, hiç batmadı ki |
26 Ağustos 2007 22:23 |
![]() |
26 Ağustos 2007 22:22 |
![]() |
18 Ağustos 2007 22:48 |
![]() ![]() ![]() |
19 Temmuz 2007 23:15 |
![]() |
|
GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ |
18 Temmuz 2007 09:04 |
![]() ![]() |
|
Bodrum'da sabah... |
![]() ![]() |
|
Bodrum'da akşam... |
![]() |
6 Temmuz 2007 13:07 |
5 Temmuz 2007 15:52 |
![]() |
|
in a maddening loop... |
5 Temmuz 2007 01:02 |
![]() |
|
you need coolin, baby, i ain't foolin! |
30 Haziran 2007 11:53 |
![]() |
|
"Every act of creation is first an act of destruction." Pablo Picasso |
25 Haziran 2007 00:49 |
![]() |
|
ben bir yolcuyum, bir yolcu |
24 Haziran 2007 23:31 |
![]() |
|
29 Nisan 2007, Heybeliada
|
2 Haziran 2007 18:44 |
![]() |
29 Mayıs 2007 22:19 |
|
"Biz yitirmek için yaşadık bu ölmezliği" |
21 Mayıs 2007 00:38 |
![]() |
|
"inspiration is what you are to me" |
20 Mayıs 2007 22:18 |
![]() |
|
"how come twenty-four hours |
16 Mayıs 2007 19:41 |
![]() ![]() |
|
"working from seven to eleven every night |
15 Mayıs 2007 00:28 |
![]() |
|
Tuhaf bir kılığın içine hapsettiler beni. Tuhaf bir yaşantıya hapsettiler beni. Bana büyük işler danışsınlar diye gidiyorum
şehrin bir ucundan bir ucuna. Peki beni ne kurtaracak bu karanlıktan? Ne umut verecek bana, ne aydınlık getirecek? |
13 Mayıs 2007 22:11 |
![]() |
4 Mayıs 2007 21:41 |
|
Böcekler kanatlanıp uçmasın diye hurçlarda tutulan naftalinler gibi taşıyorum seni aklımda. Ve yazmayı kesip sessizliğe bürünsem bile, bunu hiçbir zaman öğrenemeyeceğinin acısından kaçamıyorum. |
27 Nisan 2007 20:37 |
![]() |
|
İbo'ya sevgilerle : ) |
25 Nisan 2007 22:19 |
![]() |
25 Nisan 2007 21:46 |
|
Bundan çok çok önceydi ve biz, sahip olduklarımızı mutsuzluk zannedecek kadar aptaldık. Bundan çok çok önceydi ve biz,
öyle şeylerle başettik ki hâlâ izlerini taşıyoruz sözlerimizde. Bundan çok çok önceydi, tam on sene önceydi ve ben,
aynı şimdiler gibi pasparlak günlerde gözyaşlarımı hep kirpiklerime sakladım.
|
25 Nisan 2007 21:06 |
![]() |
|
22 Nisan 2007, Trilye |
22 Nisan 2007 22:52 |
![]() |
|
22 Nisan 2007, Mudanya |
22 Nisan 2007 22:31 |
![]() |
|
22 Nisan 2007, Mudanya
Yeniden burada olmak, yeniden yanında olmak gibi bir şeydi. Eve adımımı atar atmaz, gülümseyişinle karşılaştım.
Umutla doldu yüreğim, gerçek olmadığını bildiğim görüntüyle mutlu oldum. Umutlanmayı, aydınlığa çıkmayı, yaşamı ve kendimi
sevmeyi özlemişim, bu his hiç bitmesin istedim. |
21 Nisan 2007 00:48 |
![]() |
|
2 Ağustos 1998, Foça
Ben bu fotoğrafı çekerken, sen yanıbaşımdaydın. Foça'daydık, Foça'da birlikteydik diye mutluluktan gülümsüyorduk.
Güneşe dokunmaktan ilk kez o zaman bahsettin. Toprak yoldan Neden Olmasın'ı mırıldanarak denize indiğimiz o günün üzerinden
çok zaman geçti şimdi. Şimdi çok şey değişti.
|
19 Nisan 2007 16:57 |
|
Gidiyorsun: |
17 Nisan 2007 11:26 |
![]() |
|
14 Nisan 2007, Ankara |
15 Nisan 2007 19:47 |
|
"And now here is my secret, a very simple secret: It is only with the heart that one can see rightly; what is
essential is invisible to the eye."
|
11 Nisan 2007 21:34 |
|
"i've eaten the sun, so my tounge has been burned of the taste" |
9 Nisan 2007 23:53 |
|
Yaralarım hiç kapanmasın diye, durmadan aynı şarkıyı dinliyorum. Aynı vurguda acıyor yine canım, yine aynı nota bükülünce deliniyor kalbim. |
8 Nisan 2007 13:49 |
|
"see my heart, i decorate it like a grave |
4 Nisan 2007 10:46 |
|
"hırsızlar dolaşıyor, hırsızlar |
1 Nisan 2007 02:39 |
![]() |
|
"uğuldayan ve hep uğuldayan |
1 Nisan 2007 00:59 |
|
"uyandık birdenbire güzellik uykusundan |
|
"ne yemek var, ne uyku |
29 Mart 2007 21:55 |
![]() |
|
Suç kimde, hangimizde? Bunun sorumlusu benim en çok, bile bile savurduğum için kendimi senden uzağa. Uzak durmak için o kadar direnip bize sırt çevirdiğim için ben daha cezalıyım, daha suçluyum, en sorumluyum. - 21 Nisan 2006 |
29 Mart 2007 20:48 |
17 Eylül 2006, Karaköy |
29 Mart 2007 00:29 |
|
|
"everything changes in time, |
29 Mart 2007 00:21 |
![]() |
|
14 Mart 2007 19:09 |
|
Bana özlemden, çabadan bahsediyorsun. Sessizliğim büyüyüp pişmanlık oluyor içinde, biliyorum. Bütün bunlar hataydı. Yaşananlar,
yaşanabilecekler, sonlar, başlangıçlar, tam ortasında kaçışlar... Ama artık bahaneler uyduramayız hatalarımıza, çok
büyüdük. |
14 Mart 2007 18:51 |
|
"Kimine göre yalnızlık, hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçış." F. Nietzche |
11 Mart 2007 23:46 |
"böylece, bir yere varmadan geçtim aranızdan" |
11 Mart 2007 23:02 |
|
bir yaşamdan bahsettin |
11 Mart 2007 14:49 |
|
gördüğüm düşlerde, onun öfkesinde var olan bendim |
11 Mart 2007 03:47 |
|
Aklımın fotoğrafını çektiler bugün. İşte her şey burada, işte hepsi bu... Unutmaya çalışıp aklımdan atamadığım bütün
sahneler, bütün isimler, bütün sesler. Bütün sebeplerim, bütün düşüncelerim, bütün bildiklerim. Hiç gerek olmadığı
halde hatırladığım araba plakaları, yolculuk tarihleri, koltuk numaraları, gemi isimleri, bilet fiyatları. Hiç gerek
olmadığı halde yine de hatırladığım tanışma cümleleri, tanışma bakışları. Çok gerekli bulup
aklımda tuttuğum gidiş bakışları, ayrılık konuşmaları. Lisede kopya hazırlamaya üşenip ezberlediğim, uyuyamayıp miyop gözlerle tavanı
izlediğim gecelerde hâlâ aklıma gelen fizik formülleri. Onlarca defa dinlediğim şarkıların sözleri, onlarca defa çaldığım şarkıların
akorları. Kurduğum bütün hayaller, kırılan bütün hayallerim. Sevdiğim filmlerin vurucu replikleri, sevdiğim kitapların
vurucu cümleleri. Herkesten sakladığım bütün sırlarım, yalnızca benim bildiklerim. Dostlarımın sırları. Bütün mücadelelerim,
kavgalarım, üzüntülerim, kızgınlıklarım. Bütün sözcük
dağarcığım. Zaman ve cesaret bulup söylediklerim, bir türlü söyleyemediklerim. Kimi neden sevdiğim, kime neden âşık
olduğum. Kimi neden özlediğim, kimi neden istediğim. Yaşadığım her şey. Davranışlarımın bütün sebepleri. Kişiliğim. |
8 Mart 2007 22:44 |
"bu bir yaşam, sakin ol, geçer gider" |
7 Mart 2007 21:27 |
|
benden bir ruhsuz yaratmayı nasıl başardınız? |
6 Mart 2007 23:08 |
|
shed a tear 'cause i'm missin' you...
2 Nisan 2005 |
4 Mart 2007 22:36 |
|
ah benim sevdalı başım |
1 Mart 2007 20:34 |
|
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir |
27 Şubat 2007 00:18 |
|
27 Şubat 2007 00:14 |
|
boyun büküp önünde |
27 Şubat 2007 00:11 |
"karılmış harcımız yalnızlıktan" |
25 Şubat 2007 22:54 |
|
"aklımı tutamadım kafatasımda, uçtu uçtu" |
22 Şubat 2007 19:12 |
"uyandırma, hiç yoktan düşteyim" |
20 Şubat 2007 23:28 |
|
if there's a god or any kind of justice under the sky |
19 Şubat 2007 21:42 |
There's more I have to say. So much more... |
19 Şubat 2007 13:21 |
|
bir tarihte biz de adam olduk |
13 Şubat 2007 23:37 |
|
"... Uzak telefonlardan biri çaldı sonra. Aslında çalıyor ara sıra... Gidenlerin aklına düşüyorum. Kariyerlerini anlatanlar
var. Bölüm başkanı profesörle evlenmiş, artık soyadı İngilizceymiş, çocuklarının adını benimkinden koymuş ama rahmetli
kayınpederi Türk isim istemiş de ondan yaniymiş. Atilla Atalay, Kişi Başında Bir Yalnız |
11 Şubat 2007 22:56 |
|
bu dünya soğuyacak, |
3 Şubat 2007 04:57 |
|
|
this flower is scorched |
23 Ocak 2007 22:54 |
|
"Umut kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır." F. Nietzche |
21 Ocak 2007 16:07 |
|
21 Ocak 2007 15:42 |
|
11 Ocak 2007 12:01 |
|
8 Ocak 2007 01:01 |
|
|
no more can i say |
4 Ocak 2007 23:01 |
|
Bu dünyadan başka dünya yok, arama; |
3 Ocak 2007 12:47 |
|
encumbered forever by desire and ambition |
3 Ocak 2007 03:19 |
|
itiraflarıma sırlar ekliyorum. ama olsun. nasıl olsa babam da bir günahkâr. |
1 Ocak 2007 23:39 |
|
i'm so tired of playing |
28 Aralık 2006 16:23 |
|
"her bedenin kıyameti kendine" |
17 Aralık 2006 22:41 |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
|
17 Aralık 2006 20:46 |
|
pilav'a gitmedim ama...
...Haziran 1995'i de unutmadım. |
15 Aralık 2006 07:18 |
|
Durgun bir deniz gibi |
13 Aralık 2006 23:26 |
|
|
"benim belki de gizli bir bildiğim var |
10 Aralık 2006 20:19 |
|
10 Aralık 2006 20:16 |
|
3 Aralık 2006 12:39 |
|
"how quick the sun can drop away |
30 Kasım 2006 20:32 |
|
"freedom's just another word for nothing left to lose"
|
24 Kasım 2006 23:47 |
|
20 Kasım 2006 17:19 |
|
Cunning Stunts'ı açtım, izliyorum. Hikayelerimi yırtmamış olsaydım, bu yüzlerin, bu seslerin bana bir zamanlar neler
anlattığını, neler yaşattığını hatırlıyor olacaktım. |
20 Kasım 2006 10:23 |
|
hello |
16 Kasım 2006 00:16 |
|
çok yaşamış da yorulmuş gibi, yaşamadan yaşadık her yerde |
15 Kasım 2006 00:17 |
|
- kendimi anlatıyorum, seni değil |
10 Kasım 2006 23:05 |
|
Paylaştığımız atkı ve karanlıkta kolkola girip söylediğimiz şarkıyla içimize çektiğimiz soğuk hava.
İyi ki varsın... |
10 Kasım 2006 23:04 |
|
6 Kasım 2006 15:09 |
|
Bach Sonatı |
3 Kasım 2006 23:51 |
|
1 Kasım 2006 21:53 |
|
|
|
31 Ekim 2006 21:48 |
|
"
İnsan |
30 Ekim 2006 21:42 |
|
Dışarıda sokak lambası karanlığı. Pabuçlarım ıslanıyor.
|
29 Ekim 2006 23:12 |
29 Ekim 1937 |
28 Ekim 2006 23:17 |
|
Buluşmak Üzere |
20 Ekim 2006 00:37 |
|
Çürüyen Otlar |
20 Ekim 2006 00:19 |
"there will be an answer, let it be" |
15 Ekim 2006 23:41 |
|
gecenin karanlığında |
15 Ekim 2006 22:43 |
|
9 Ekim 2006 21:34 |
|
Kocaman bir post-itteydi ismin, kocaman harflerle. Ne seninle ne de benimle bir ilgisi vardı o hatırlatmanın, aslında
benim orada olmam bile tamamen öylesine bir durumdu. Merdivenleri çıkmış, belgeleri vermiş, aslında beklememe gerek olmayan
bir onayı bekliyordum. Vakit geçsin diye etrafıma ilgisizce bakarken, ismin sanki ofisteki tek şey o post-itmiş gibi
gözlerime saplandı kaldı.
|